ÖZGÜR BASINMIŞ!
Tarih: 20.4.2020 16:59:29 / 25147okunma / 0yorum
SİNAN BALKAYA

Gazetecinin hakikati ortaya koyması, işini amacına ve işlevine uygun bir şekilde yapabilmesi için her şeyden önce  merhamet ve vicdan sahibi olması gerekir. Doğru değilse taşıdıkları, ayrıştıcı ise, ötekileştiriyor ise, adaletsiz ise, vicdan yoksunu ise, halkın bütünlüğünü bozma arzusundaysa, siyasi tetikçisi ise, kin ve nefrete sürüklüyor ise, kayıransa, ayrınsa, düşüncesi haksızla kol kolaysa, hele hele çorbacı yada yalaka ise o vakit canı cehenneme. 

Kısacası gazeteci, söyledikleri kadar söylemediklerinden, gördükleri kadar görmediklerinden ya da görmezden geldiklerinden de sorumludur.

Bu sebepledirki düşüncelerini olduğu biçimde aktaramayan, baskılardan yana susturulan, tutsak basın örneklerinden gördükleri karşısında kafası öne eğdirilen gazeteciler adına, bugünlerin sona ermesini diliyorum.

Gazeteci, toplumdaki bilinirliğinin yanı sıra öfkelenen, başkaldıran, uğradığı yada uğrayacaklarına rağmen hayır diyen olmalıdır.

Bugün gerek dünyada gerekse Türkiye´de hakikatin medya tarafından çarpıtıldığı, dönüştürüldüğü, şekillendirildiği, yeniden yaratıldığı, tam anlamıyla hakikat, sonrası bir çağda yaşıyoruz.

Gazetecilik  haksızlıklar karşısında tepkisiz kalınmaması gereken bir meslektir.

Toplumun bizden yana beklentisi bu yönde.

Gelinen nokta itibari ile bu noktada, medyanın içinde bulunduğu durum gözönüne alınarak, gazetecilerin yargılandığı, tutuklandığı, mahkûm edildiği, basının özgür olmadığı bir toplumda sayısız gazeteci günü atlatmaktan başkada bir şey yapamıyor, korku ve endişesinden yana kendisini dünyayı benmi kurtaracağım sözcükleri ile kandırmaya çalışıyor. Ancak şu gerçeği de akıldan çıkarmamak gerekir. Her işin temelinde vebal vardır. Sorumluluklarından dolayı muhakeme edilip yargılanacaktır.

Bu sebepledirki , gazetecilik yapmak hiçbir zaman kolay olmadı.

Bu gibi sorunlar, gazetecilik mesleğinin her döneminde var olduğu gibi, herşeye rağmen işini iyi yapan, gerektiğinde başkaldıran, her daim direnen gazeteciler de vardı. Rahatça sığınabileceğimiz bu bilgi, herşeye rağmen işini iyi yapabilmenin tek tek kişilerin elinde olduğunu göstermektedir ve bu bilgiden umut devşirmek mümkündür.

Ancak anahtar sözcüğü “güven” olan gazetecilik, kimi güç odaklarının, iktidarların ya da medya patronlarının insafına bırakılamayacak kadar önemli ve itibarlı bir meslek Gazetecilik.

Hakikati çarpıtan ya da üstünü örten gazeteci bir yandan kendi itibarını yitirirken bir yandan da hak ihlallerine ve insanın değerinin harcanmasına yol açar.

Unutmamak gerekir ki gazeteci her zaman ve her koşulda “hakikat”i dillendirmekle yükümlüdür. Hemen her devirde egemenlerin, erk sahiplerinin, iktidarların sesi soluğu ve dahası propaganda aracı olan medyanın içinde bulunduğu durumu gözönüne aldığımızda, gazetecilik mesleğini ve gazetecinin işinin ne olduğunu yeniden sorgulamak, gazeteciliğe insan hakları açısından bakmak, gazetecinin başat sorumluluğunu yeniden düşünmek gerekir.

Meslekteki sorunların temelinde, gazetecinin etik ve insan hakları bilgisinden yoksun olması yatmaktadır. İşimiz en basit şekliyle insanların gerek yakın gerekse uzak çevrelerinde olup bitenler hakkında bilgi almalarını sağlamak ve hakikati ortaya koymaktır.

Ne var ki kamunun kanaatinin oluşmasına aracılık ederken, gazetecinin kendi kanaatlerini işin içine katmaması, olup bitenleri eğip bükmeden, çarpıtmadan, bambaşka bir şekle sokmadan aktarması gerekmektedir.

Açıkça görülmektedir ki gazetecinin aracılık etme görevini iyi yapabilmesi, olan biteni çarpıtmadan doğru aktarabilmesine bağlıdır, ancak bunun yolu da öncelikle olayları, durumları doğru değerlendirebilmekten, onlara değer biçmeden, değer atfetmeden, onları oldukları gibi görmeyi başarmaktan geçer.

Hiç kuşkusuz ki gazeteci haber hazırlarken, bazı şeyleri seçmek ve seçtiklerini bazı şeylerle birleştirmek ve bazı şeyleri de dışarıda bırakmak zorundadır. Yani gazeteci haber üretirken seçme, birleştirme, dışarıda tutma gibi yöntemlerle gerçeği inşa eder. Ancak bu yöntemleri uygularken de gazetecinin doğru değerlendirme yapabilmesi şarttır.

Kısacası gazeteci, söyledikleri kadar söylemediklerinden, gördükleri kadar görmediklerinden ya da görmezden geldiklerinden de sorumludur.

Bu sebepledirki düşüncelerini olduğu biçimde aktaramayan, baskılardan yana susturulan, tutsak basın örneklerinden gördükleri karşısında kafası öne eğdirilen gazeteciler adına, bugünlerin tez vakitte sona ermesi dileğiyle.

Anahtar Kelimeler: ÖZGÜR, BASINMIŞ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AKIL VAR MANTIK VAR (16 Mart 2020 - Pazartesi)
UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE (12 Mart 2020 - Perşembe)
“KENDİLERİNİ NİMETTEN SANANLAR” (07 Mart 2020 - Cumartesi)
YUKARIDA ALLAH VAR! (04 Mart 2020 - Çarşamba)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Muş için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:41 07:23 12:27 14:54 17:12 18:42
Hakkın dile getirilmesi gereken yerde susan, dilsiz şeytandır.

Hz. Muhammed