“KENDİLERİNİ NİMETTEN SANANLAR”
Tarih: 7.3.2020 09:31:25 / 24630okunma / 0yorum
SİNAN BALKAYA

 

Nedense bu memlekette bir yerlerde hizmet eder gibi görünen kişiler, boşa kürek sallayarak başarısızlıklarını görmezden gelip, kendilerini nimetten saymaya devam ediyor…

Bu model insanların sayısı da Muş´ta bir hayli fazla.

Birilerinden çekindikçe, kendi doğrularımızı esirgedikçe, çobanlık yapma niyetinde olanların yalan, yanlış ifadelerine gülüp geçtikçe, kafa olarak değişmedikçe düzen değişmeyecek ve sistemin kuklası olmaya devam edeceğiz.

Gözle görülen doğrularımızı inkar etmekten vazgeçelim artık. Bunun için en doğru olan kafaları değiştirmek lazım.

Daha rahat yaşamak istiyorsak ideolojilere değil hayatta daha güçlü olmak için neler yapabileceğimize, neler üretebileceğimize, kimlerle yaşayabileceğimize bakalım. Yani kendi düşüncelerimizi oluşturalım.

İnsanların başına her zaman farklı ideolojilerle farklı yönetimler geliyor. Her biri kendi ideolojisinin doğru olduğunu, insanın yaşamını kendi ideolojileriyle rahatça sürdürebileceğini iddia eder. İnsanlara koyun sürüsü muamelesi yapılır, baştaki çoban hangi yöne isterse sürü o yöne doğru gider. Bu düzenin oluşmasında da insanların bireysel olarak düşünememesinin çok büyük etkisi var. Bizim sözümüz para etmez, yerimize düşünenler var mantığı hakim insanların çoğunda.

Hizmet alamayan, gerçeklerinin üstü örtülen, yarınlarından kaygı duyan, sağlıkta, eğitimde, tarım ve hayvancılıkta geri kalmış il olan Muş´ta ikamet eden Muş halkının tarlasında sürüsünü gütme hesaplarını yapmıyor mu?.

Mevki, makam sahibi olanlar bir başkası için demiyor. Hep bana mantığı ile hareket mekanizmasını etkili kılıyor.

Bu sebeple, Muş´ta insanlar başlarında birilerinin yönlendirmesi olmadan bir yere varamayacakları düşüncesine sürüklenmiş durumda.

Her düşünceye baktığımızda başta yol gösteren birileri var ve insanların fikrini soran yok. Herkes benim yolum bu, eğer rahat yaşamak istiyorsanız benim yolumdan gelmelisiniz diyor. Biz ise kafa yormayı, düşünmeyi bilmediğimiz gibi her zaman birilerinin yolundan gidiyoruz.

Kendi düşüncelerimizi oluşturmamız gerekir. Neden başkalarının düşüncelerinin altında ezilmeye devam ediyoruz.

Önce kafalarımız değişmeli.

Bizim için neyin iyi neyin kötü olduğunu önce kendimiz düşünmeliyiz. Başkasının bizim adımıza düşünmemesi için kendi düşüncelerimizi, doğrularımızı yaşamalıyız. Kendi yarınımızı kendimiz oluşturmalıyız.

Kendi düşüncelerimizi oluştururken, sadece kendi düşüncemizi doğru bulmak da yanlıştır. Başka insanların da düşünceleri vardır ve ne yönde olursa olsun saygılı olmalıyız. Düşünceler ancak böyle gelişir. Birbirimizin düşünceleriyle uğraşırsak, şimdi olduğu gibi başkaları gelip kendi düşüncelerini bize benimsetir.

Düşüncelerimizi bilerek ideolojilerin peşinden gidersek daha bilinçli bir toplum oluruz. Bunun için de kafaları değiştirmeli, düşünmekten korkmamalıyız.

Düşündüklerimiz hayata geçirmekten endişe etmemeliyiz.

Bunu hayata geçirirken geri adım atmamalıyız.

Geri kalmışlığımızın en büyük nedeni hep birilerinin sahte ve çıkarcı düşüncelerini bize kabullendirme isteği değil mi?

Muş, iradesini bir yerlere teslim etmenin yanı sıra, fırsatı olmadan bile neler yapabileceğini hal ve hareketleri ile aşina bir şekilde ortaya koyan, yaptığını yüzüne gözüne bulaştırmayı neredeyse marifet sayanların topluluğu haline gelmiş bir memleket.

Sağlıklı bir iletişimin temelinde yatan sihirli güç, meramını kıvırarak değil, adam gibi anlatmaktan geçer. Adil olmayan birinden, doğru zamanda ve doğru şekilde bir hareket beklemek de yanlış olur.

Nerede, nasıl ve ne şekilde hareket edeceğini bilmek başarılı bir sonuca ulaşmanın da ilk basamağıdır. Bu tür davranışlar yetkisi, makamı, işi ve durumu kısacası kim ve nerede olursa olsun, kişinin karakterini de büyük ölçüde belirler, kişiliğiyle ilgili önemli ipuçları verir.

Geldiğimiz noktada bugün Muş; hem zihniyet hemde vasıflar gereği değişime uğramalıdır. Bana göre.

Demem oki “yok yok, ne ararsan var” bu memlekette.

Kimse kendine toz kondurmuyor. Kendisini bile idare etmekte güçlük çekenler memleket ve insanlık diye sınırları idare etmenin derdinde.

Davul dengi dengine.

Kısacası herkes bu yazıdan üzerine düşeni almalı.

Neden mi?.

Görev ve sorumluluğu gereği var olanların birilerini sıvazlayarak kazanmaktan, yalakalık yapmaktan vazgeçmesi gerekir.

İradesini satanın şerefini sattığı gibi birilerinin iradesine ihtiyaç duyanlarda şerefsizlik peşinde koşuyor demektir.

Kulakları normalden büyük olan ünlü düşünüre geveze biri sorar;“Kulaklarınız bir insan için fazlaca büyük değil mi?”Düşünürde yaptığı işten başını kaldırarak adamı önce süzer, sonra da cevap verir: “Evet, benim kulaklarım bir insan için fazlaca büyük olabilir, seninkiler de bir eşek için fazlaca küçük sayılmaz mı?”der demesine de bu sözüyle işin içinde kalmış, kendince saçma tutum sergileyenlere de bir mesaj yollamış.?

Kişiyle yüz göz olacağına anladığı dilden laf koymak en doğru tercihtir.

Yazımdan maksat, düzene dikkat çekmektir.

Önemli bir görevi icra ediyorsunuz diye bana dokunmayan bin yıl yaşasınla olmaz bu işler. Söylemlere kulak veren ve karşısındakinin dediklerinden pay çıkaran kişiler sorumluluğu ne olursa olsun doğru adreste demektir.

 

Anahtar Kelimeler: KENDİLERİNİ, NİMETTEN, SANANLAR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
ÖZGÜR BASINMIŞ! (20 Nisan 2020 - Pazartesi)
AKIL VAR MANTIK VAR (16 Mart 2020 - Pazartesi)
UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE (12 Mart 2020 - Perşembe)
YUKARIDA ALLAH VAR! (04 Mart 2020 - Çarşamba)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Muş için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:41 07:23 12:27 14:54 17:12 18:42
Ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor.

Bediüzzaman Said Nursi